19 Ekim 2010 Salı

Patlayan Balon ve Uçuşan Kuşlar

Başımı yastıklara gömerek hıçkırıyordum.Bacaklarımı karnıma doğru çekmiş ağlamaktan başka birşey düşünemiyordum.Herneyse dedim kendi kendime.Onu unutmam gerek,bu gerçeği hiç birşey değiştiremez o-n-u u-n-u-t-m-a-m g-e-r-e-k .. Bu 3 kelimeyi kendim söylesemde inanmıyordum bunu yapabileceğime.. Sonunda kalkabildim ve kurtuldum ağlamaklı halimden.. Evdeki sessizlik parmaklarımın uyuşmasına neden olmuştu.. Bir an için ürkmüştüm aslında,yaşamaktan,yenik düşmekten ve de incilmekten.. telefonuma gelen mesajla cebimin titrediğini hissetmiştim.Telefonu artık eskisi gibi büyük bir heyecanla açmıyordum,gelen mesajı okumak isteği içimde hiç denilebilecek kadar azdı çünkü.Telefonu elime alıp gelen mesajın ondan olduğunu anlayana kadar gözlerimi ovuşturdum.. Mesajda yazanı görmem içimin bin kat daha incilmesine neden olmuştu..
-Aşkım,Bugün saat 09:00da buluşmaya ne dersin,kahve içip biraz dolaşırız .. Ve mesajın etkisini yok etmek istercesine bir titreme daha hissettim ellerimde hayır,ağladığımdan değilmiş.. Telefonun ekranı aydınlanıp kararınca anladım.. Bir mesaj daha gelmişti ve gene ondandı.
-Pardon,yanlış mesaj,sana atmayacaktım onu,bye !
Evet farkındaydım ben harıç herşey çok çabuk değişebiliyordu .. Bu duruma ayak uydurmam can sıkıcı olsa da ;
-Herneyse, m-u-t-l-u-l-u-k-l-a-r ,diyebilmiştim..

Kendimi evden dışarı atabilmem yarım saatimi almışa benziyordu..Gerçi yapacak bir şeyim yoktu..Denizin maviliklerinde kaybolup bir o kadar da serinliğini içimde hissedeceğim bir yer biliyordum .. Onunla ilk karşılaştığımız bank..
Oraya giderken onun benim için önemini anlıyordum her adımımda farklı bir anı canlanıyordu gözümde.. Evet onu gerçekten s-e-v-i-y-o-r-d-u-m ..
Ve o pembe çiçekli ağacın altında duran banka bakarak yavaşça oraya ilerledim.. Banka oturduğum andan itibaren yosun kokusu ve dünden kalma yağmurun geri de bıraktığı toprak kokusunu içime çektim.. Bir çocuk yanaştı yanıma elinde rengarenk balonlar vardı ve mükemmel görünüyorlardı.Sarışın ve saçları bukle bukle olan kıza sadece bakmakla yetindim ama o bana döndü ve büyük bir heyecanla iki balonunu uzattı biri şu anda olduğum durum kadar "siyah" diğeri ise olmak istediğim kadar "beyazdı".. Bunları elime tutuşturup kaçmasının ardından iki balonuda gökyüzüne bıraktım ve ardından bakarken siyah balonu bir kuşun patlattığını gördüm.. Kuş irkilip uçmasına devam ederken içime bir mutluluk sızmaya başlıyordu..
Karamsarlığım yok olmuş üzüntüm ayak altında parçalanmıştı sanki.
Gülümsüyordum,ilk günkü gibi ..


-DilekPolat

Rüyalar,rüyalar.. Ve pembe bebeği olan küçük kız.

Bilirsiniz işte insanlar rüya görür, ya benim gördüklerim ?

-Gözlerimi açmak için zorlasamda dünden gözümde kalan rimel kurumuş ve lanet olası kirpiklerimi birbirine yapıştırmıştı.Uzun uykulu bir uğraş sonucu açabildim gözlerimi ve 2-3 kez oynattım kirpiklerimi. Ve nihayet güneşin odama sızan ilk ışıklarıyla aydınlanıyordu yüreğim.. Gördüğüm rüyanın sersemliği hala kafa karıştırıcıydı .. Biriyle tanışıyordum ufak bir çocuk daha doğrusu yardım ediyordum ona.. Üstüme düzgün bir elbise bulmam çok uzun sürmemişti makyajımı yaptıktan sonra bir kase k-fleks yedim ve kendimi asonsörle birlikte giriş kapısının önüne attım bir kaç adım sonra bir çok kez gözlerimi kırpmak zorunda olduğumu biliyordum.. Güneşe alerjim vardı.. Derim bir yandan sızlıyor bir yandan da canımı yakıyordu.. Bir kaç adım attıktan sonra karşıma çıkan ilk kavşaktan dönmek yerine ikinciden giderek yolumu uzatmayı tercih ettim mis gibi bir hava vardı kış'ı yaza göre daha çok sevmeme rağmen bugün daha parlak ve iç açıcıydı.. Yürüdüm,yürüdüm.. Ve o sevmedim sokaktan geçeceğimin farkına geç te olsa vardım.. İlk sağda gene onlar vardı,bir grup zararlı tipler daha önce bir kıza , hatta küçük bir kız çocuğuna tacavüz etmişlerdi ve o tiksindirici tanıdıkları yüzünden hapise girmeden çıkmışlardı bile.. Ah,düşüncelerimi bir kenara itip gördüğüm manzara karşısında kalakaldım.. Yanlarında küçük bir kız vardı ve onu biryere götürüyorlardı tahmin etmesi çok da güç değil di ama .. Nasıl insanlar bunlar diyerek telefona yapıştım 155 Alo Polis diyerek başlarken söze birden telefonum kapandı-uzun süre sessiz kaldığımdan kandırdım sanmış olabilrler-di.Herneyse sinirlerimi daha fazla hakim olamayarak bağıra çağıra onların yanına ilerledim.. Ve ah! lanet olsun bu o kızdı.. Daha önce uğraştıkları kız,ne yapacağımı bilemiyordum ! Gene de snirlerime hakim olamayarak Rahat bırakın onu ! Defolun.. Diyerek Bağıra çağıra onlara yönelmiştim ve işte yanlarındaydım.. Kız bana please.. dont speak turkish.. help ... diyerek fısıldıyordu. Bu kız türk değildi biliyordum ama o salak çocukların ne yapabileceği hakkında bir bilgim yoktu.. -Hey bebek buralarda işin ne güzelim ? ah harika şimdi de o gerizekalı çocuklar bana sataşacaktı..! Küçük kızın bileğini kavradığım gibi koştuk koştuk ve koştuk.. Onlardan kurtulmamıza rağmen kız fısıldıyordu ve bir anda thanks mum.. dedi .. Hey ben senin annen değilim diyecek olsamda bir anda görüşüm kesildi ve HARİKA! bir rüya daha görmüştüm ve kapı çaldı.. Açtığımda o kız help.. diyerek ağlıyordu..


&DilekPolat



Kalp tek kelime saklar içinde -aşk-

İnsan yanabilmeli aşkı için
İçindeki en büyük okyanusların kuytularında boğulabilmeli
Sevdiğiyle bir bütün olmayı değil
Onunlayken mutlu olabilmeyi öğrenmeli
Veya her nefeste düşünebilmeli onu
Beni gerçekten seviyor mu değilde
Beni seviyor bundan eminim diyebilmeli
Güvenebilmeli sadakatine,sessizliğine
Her ne kadar yanında olsada
Bir o kadar uzakta durup özleyebilmeli
Aslında insan düşünmeli en başında
Değiyor mu ona verdiğim sevgi diye ..
Eğer değiyorsa boşverebilmeli tüm olumsuzlukları
Gözlerinin içi gülerek koşabilmeli sevdiğine .. <3

-DilekPolat