30 Mayıs 2013 Perşembe

kıyı

..

özlemenin kıyısındayız yine.
tüm şarkı sözleri bize yazılmış, tüm şiirlerin ithafı biz, tüm maviliği gökyüzünün, tüm sıcaklığı güneşin bize sanki. özlemenin kıyısındayız yine, ellerimizde koskoca hiçlikler ile yürüyoruz, kendimize.


Dilek Polat

28 Mayıs 2013 Salı

sabahın uğultulu gayesi

Bu bir rüzgar değil,bir baş kaldırış dünyaya. Issız bakışmalar içinde sabahın tek gayesi .. 

Bir ölüm diyor kadın. 
Böylesine yüce bir ölüm. 
Henüz zamanın erkenliğinde kimsesiz,ıssız bir ölüm.
Bu bir bitiş.
Bu ne bir hoş görme ne de bir terk ediş..

Erkenden yapmalıymışım meğer; kaçırdığım otobüslerin peşinden koşmak yerine,gitmek yerine.. 
         Meğer kalmalıymışım; bir sonraki otobüsü dakikalarca hatta saniyelerle kavga ede ede beklemeliymişim..

Bir şeyleri duymak zorundayız.
Her şeye rağmen yaşamak.
Gülümsemek mesela ya da gözyaşlarının o tuzlu tadını alarak ağlamak.

Bu bir ıssızlık diyor adam.
7,5 milyarlık bir dünyada tek kişilik yalnızlık.
Asla anlaşılamayacak olmanın azizliğine uğramak ne acı..
Bitmeyecek gibi başlanan yılbaşları, minik sevimli kutlamalar ardında bekleyen yeni ve uzun bir sene.. 
Yine,yeni baştan yaşamak. Dünden kalma yarını. Yarının aynısı olan ertesiyi..

Kim ki o kapıları ardına kadar kapatanların arkasındakiler? Sahi kimdi? 
Gidecek gibi mı geliyorduk? Hiç gitmeyecek gibi mi?
Hangisine daha çok üzülürdük? Hangi zamanda daha çok üzerdik ya da?
Evrenin maviliğinin gerisinde kalmış kızıllığıydık.
Biz,ben..
Bu nasıl bir bilinmezlikti?
Cevap bulunamayan sorular gibi kimsesiz,yersiz,yurtsuz yaşamlar.
Bu bir uğultusu sabahın,dudaklarda bitmemiş cümlelerle.
Zaman kırmızıya vuruyor,
Zaman henüz yitik               
ve zaman henüz toy.      
Büyümeye beş kala,
Zaman ahirleşiyor..                     

 
Dilek Polat



26 Mayıs 2013 Pazar

One The Road-Yolda (Film)


   ..  hayatta olmaya,yaşamaya ve hayata! 

''One The Road-Yolda'' Juck Karouac'ın kült romanının hayat bulmuş hali.

Film babasının ölümünden bir hayli etkilenmiş yaşama ve yazma özellikleri zamanla solan genç yazar Sal Paradise ile aşırı derecede hazcı,maceraperest ve normal bir hayat sürmeyi sevmeyen Dean Moriarty'nin Amerika'nın bir yanından diğer yanına olan yolculuklarından bahsediyor. Bu yolculuk sadece fiziksel olmamakla birlikte bir çok iç yolculuktan daha derin geçiyor. Hayatları caz,şiir,her gidilen coğrafyanın etkisi,uyuşturucu ve özgürlük düşkünü olan bedenlerini şekillendirdikleri seks çerçevesi içinde dönüp duruyor. Adeta yaptıkları her şey ruhlarını bir çeşit huzura kavuşturmak amacında gibi.. Filmde hissedilen bir şey de uzayıp giden ve hiç durmayan bir yol ve uçsuz bucaksızlık hissi.Gidilen her coğrafyada yeni bir hayat tadarken Dean'le, diğer yandan o coğrafyanın dinginliğini tadabiliyorsunuz Sal ile ..

Kısaca özetleyecek olursam filmden de anlaşıldığı gibi;

İnsan bazen gitmek ister. Nereye, ne zaman, nasıl gideceğini düşünmeden bir gece yarısı ufak bir çantaya biraz erzak,biraz da kıyafet koyup ağaç gölgelerinin siyahlığı altında yürümek ister. Yol gider, beyaz çizgiler zamanla daha da şekillenir. Yönünü belirleyen oklar yolu daha uçsuz bucaksız bir hale sokar.. 
            İnsan bazen yolun kendisi de olabilir. Ne kadar gitse de yine kendine döner.. 

İzlemenizi tavsiye ettiğim bir film.Bu güzel filmle beni tanıştıran güzel insana ayrı teşekkür ederim. İzleyecek olanlara da iyi seyirler dilerim..

Sevgiler; Dilek Polat



25 Mayıs 2013 Cumartesi

Layığıyla Sevmeler

Tam sevilmeye layıksın diyor
Gözlerinin içinde ki kuytular diye başlasa
Yeter hep aynı! diyeceğim
Demiyor..

Tam sevilmeye layıksın diyor
Tam sevilmeye layıksın..

Demiyor başka, ne yüzüm ne gözlerim
Hiç bir şey demiyor..
Sevilmeye layıksın dedikçe anlıyorum
Yavaşça
Yüzüme değil yüreğime bakıyor..

Kızarıyor yanaklarım,
Yaptığım haksızlıktan utanırcasına
Bir rüzgara yüzümdeki gülümsemeyle yürürcesine
Doluyor içim.
Taze bahar kokusuyla
Mahallede ki yokuştan kayan çocuk sesleriyle
Erguvanların pembesi
Papatyaların beyazıyla
Bir kadının kahkahasıyla
Çocuğun ilk adım atışıyla
Doluyor.

Tam sevilmeye layıksın diyor,
Tam sevmeye layıksın diyorum.

Sevmenin dingin kıyısında duraksıyoruz,
Sevmenin tam durağındayız..
Seviyoruz,
Layığıyla.



Dilek Polat



24 Mayıs 2013 Cuma

Gün Ortası Şiiri

Şiirlerle dolmuşken gün,
Şiir olmuş bir gece de
Bir adamın ceketinden yere saçılmış kelimeler
Şiir olmuş bir günde
Henüz şiir olamamışken kelimeler
Ayıptır! dedi Hamit Bey
Ayıptır be güzelim!
bırak biraz kendini,
şiirler konsun avuç içlerine.

ve kadın gülümser,sanki gün doğar yeni baştan.

          Dilek Polat


8 Mayıs 2013 Çarşamba

ve bir gün eş olacak;

Savaşlar var diyorum,
Tarih kitaplarında,tozlu raflarda,tarihleri belli ölümlülerle dolu,zaferlerle taçlanmış savaşlar değil,
Yıkıntı içinde direnmeye çalışan ruhumuzda ki savaşlar.
Dinmiyor, ah! bir dinse
Aydınlığa çıksa gün,
          gün
              eş olacak kanayan yarama.