5 Ağustos 2017 Cumartesi

Boşluk

Çünkü umut, zor inşaa edilen ancak kolayca yıkılabilen bir tür sevgi temeliydi..

Güneş bugün de aynı perde aralığından odama sızıyordu.. Gözlerimin kapalıyken güneş ışığını karşılayıp açtığımda yolcu etmek istemesine şaşmamalı. İçim yoruluyor. Çiçek bahçesi olmaktan çıkan zihnim birer birer döküyor erguvanları..

Bu denli inandırmışken kendini bir kurmaca hikayeye vazgeçmek en uzak seçenek oluyor insana. Vazgeçmeyi bilmek de zor, biz bilemeyen insanlardanız.. Vazgeçtim diyip yarın tekrarını yapmaktan çekinmeyen insanlardanız.. Bitti, gidiyorum dedikten sonra dönüş bileti aramaya koyulanlardanız.. Biz küçücük bir umudu yeşertmeyi görev bilen, sevinci küçük hüznü büyük insanlardanız..

Aynaya bakıyorum..
Sahi, ne zaman?
Bu kadar mutsuz ve yorgun bir hale dönüştüm ben?
Sahi! Ne zaman?
Umudumu karamsarlığa gömüp sessizce ağladım?
Sahi!
Ne
Zaman?
Boyun eğdim ve kabullendim mutsuzluğu?

Hissedemiyorum.

Çırpınıp durdukça düşüyorum, boğuluyorum..

Zihnimde tonla fısıltı, hepsi karmakarışık.
Yüreğimde tonla umut, hepsi yorgun.
Dilimde tonla şarkı,
Melodileri durgun ve korkusuz..


Galiba insan en çok da kendisine uzakken mutlu olabiliyor. Ne bir düşünce ne bir his..

Dalga sesi işitir gibi
Başa sarıp aynı kaseti ilk hevesle dinler gibi..

Öyleyse:
İstikamet boşluk..
 En hafifinden!
  En güçlüsünden!
   En sessizinden!

Related Articles

0 yorum: