yörüngede ki değişken
http://www.youtube.com/watch?v=165RVtUhEvk&feature=related dinlerken okunmalı.insanların ne denli değişken olduğu hakkında tartışmayalım dedi. kafamı evet anlamında sallayarak sustum.susmak ne kadar iyi gelirdi bünyeye? ne kadar susturabilirdik kelimeleri? içimizde cümleler haline gelip sıkıştırmaz mıydı kalbimizi?
-bir iki kez güldüğünü hatırlıyorum.günün sonunda gülümsemelerini alıp gitmişti. ne kadardı? fiyatla ölçülebilir miydi bu hissettiklerim? eğer öyleyse tüm banka kartlarım da ki parayı çekip buna yatıracaktım. biraz heyecan biraz şaşkınlıkla masamdan kalktım. henüz yeni tanışmıştık, ne bir telefon ne bir umut ışığı bırakmıştı ardında. beynimdeki bir sürü soru ile restoranın kapısında buldum kendimi. çantamı karıştırıp anahtarı bulmam bir hayli zaman almışa benziyordu. çapraz bankta oturan yaşlı adam kalkmış yerine küçük dondurmasıyla boğuşan bir çocuk gelmişti. gülümsedim. arabamı çalıştırıp hafif bir müzikle evime gitmeye başladım.yollar ilk kez bu kadar karmaşık geliyordu.soluklanmak için durdum yıldızlara şöyle bir baktım.şu anda dünyada kaç insan benim yaptığımı yapıyordur acaba düşündüm ve yıldızların tek sığınağım olduğunu fark ettim. evime geçte olsa gelmiştim, anahtarımı masaya doğru fırlatıp koltuğuma uzandım.derin bir nefes aldım ve beynimdeki sorularla karşı karşıya geldim, yalnızdık.omzumu karanlığa yaslayıp gözlerimi kapattım.
-kirpiklerini kırpıp duruyordu, ağladığını anlamamam içindi bu çabaları.konuşmaya başladı;
'güvenmek istersin güvenemeyeceğini sanırsın ve elbet güvenirsin. en sağlam omuza baş koyduğunu hissedersin, hissedersin işte öyle yada böyle ağlarsın,bağırırsın ve susarsın. bir kaç yıldızla mutlu olduğun bir gökyüzün olur sonra.parıldayan her yıldızda kalbin daha da hızlı atar. çok fazla düşünürsün, düşünmekten uyuyamadığın geceler ve günü kaçırdığın sabahlar olur. kalbin değişir, büyür, daha hızlı atar, yavaşlar ve durur.acı hissetmediğin tek şey bu olur. ağladığın her gece için bir gülücük yollarsın umuduna parıltılar çoğalır, gözlerini almaya başlar ışık. mutlu olduğunu hissettiğin an düşersin; dalgalar seni boğdukça yeşillikte nefes alırsın,gözlerin doldukça kahkahalar atarsın. bu kadar işte..' kelimeleri seçe seçe konuşmuyordu, tereddüt etmeden bir bir kuruyordu cümleleri. bir kez daha 'bu kadar işte..' dedi.
haklıydı, kendimi boşluğa bıraktım. bedenimin doğru olanı yapacağını hissediyordum.gözlerimi yumdum.sesini son bir kez daha duydum ve kaybolduğum yörüngem de kendimi buldum.
ağustos22.-dilek polat





