Tıpkı göğsüme yediğim bir hançer gibi acıyor kalbim,
Dayanamam diyerek haykırsamda nafile,
Farkında olmadan alışmışım sensizliğe ..
Peki ya şimdi neden hatırlattın kendini bana ?
Neden bu çaban?
Geri dönmeyi istesende kapalı tüm kapılar,kilitli ve anahtarları kayıp.
Keşke gitmen o kadar kolay olmasaydı,üç heceden ibaret olmasaydı ..
Ve yaşadıklarımız gözünde biraz değer kazansaydı ..
Eskiye dönmek çok güç.
Çünkü daha da puslu artık gece,Ankarada kar yağıyor ve sen şehrin öbür ucunda onunla birliktesin yine ..
-Dilek Polat 11Aralık2010
Başlangıçtan geriye A-Ş-K dönüşü..
Koşturuyordum belki bir umut yakalayabilirim onu yada umudumun geriye kalanını .. ama her ilk deyişlerime son karşılık veriyor.. Ne vakit bir ışıkla aydınlansa yüreğim bir gölge kesiyor huzurumu ve engelliyor gamzelerimi , sevincimi.. Nasılsa bitecek biraz zaman diyorum hayat her ne kadar iki hece olsa da iki asır gibi yeniyor benliğimi .. Peki ya huzur o neden kaçıyor benden sevincimle dost olduğu halde çalmıyor kapımı .. Artık koşmayacağım her ne kadar çabaladığımı bilmiyor kimseler anlayamıyor gölgelerin huzursuzluğunu.Peki ya şimdi ne olacak mı diyorum sanıyorsun?
Olan oldu ve bitti ..
Geriye derin yaralar kaldı şimdi ...
DilekPolat
Düştüm ve İncindi Hayallerim..
Göremediğimdendir belki de bu davranışlar.Oturuyorum hala hastane odasında.. Tıpkı sokakta kalmış bir kimsesiz gibi..Düşünüyorum ve de hayal kuruyorum.Gözlerimi açtığımda gördüğüm tek şey 'karanlık' ... Bir tek o engel o rengarek düşlerime,gülüşlerime.Sevgiyi hissedebiliyorum bir tek benliğimde..Oda karanlık kalıyor görüşüm dışında..Fakat bir şey hissediyor beynim,tatlı bir koku çekiyor içine.. Hiç olmadığım kadar mutlu oluyorum bir anda .. Ellerimi tutan bir kız , bunu anlıyabılıyorum zarifliğinden.. Yardım etmek yerine benimle konuşmaya gelmiş bunu öğreniyorum..Zaman geçiyor ve sevgi,aşk ıslatıyor gözlerimi .. Ağlıyorum hıçkıra hıçkıra .. Ne oldu ? diyor kız şaşkınlıkla .. 'Sen' , ben sana aşık oldum galiba diyebiliyorum hayranlıkla.. Kız nasıl bir surat ifadesine büründü bilmiyorum ama,-olmaz,olamaz .. diyebiliyor ancak . Susuyorum konuşmuyorum bir süre ve daha sonra dayanamayarak -neden ? diyorum .. Ve o sırada bir erkek sesi karışıyor aramıza 'hadi artık sevgilim gitmeliyiz' diyor.. Gitmem gerek bile demeden çarpıyorlar kapıyı ruhuma.. Kırılgan değilim hala ona ama düştüm ve de incildi hayallerim ..
Yarabandınız var mı acaba ?
DilekP.-12.04.2010-
Yabancı..
İnsanlar yapmacık ve hoşnutsuzum onlardan .. Silsem diyorum onları,çıkmasalar karşıma ne çok isterim yada hiç konuşmamak adına sussalar .. Yalanları veya iki yüzlü davranmalarıda tak ediyor canıma .. Bir de pişkin pişkin konuşmaları..
Bu gibi bir zamanda bir körün yalnız ve kalabalık bir sokakta yürümesi gibi birşey bu onu bulmak,onunla yaşamak ..
M u t l u l u k ..
Hiç tanımadığım bir yabancı şimdi mutluluk ve ben onunla birlikte son kez bile gülemiyorum .. Sadece nefretin sızıntısı var kanımda .. Ve de mutsuzluğun .. Küçük bir çoçuğun elinden en sevdiği oyuncak bebeğini alıp attığımız zaman ki duyguları var içimde .. Her ne kadar büyümüş olsamda .. Belki de zaman benim için değişmedi .. Hep olmak istediğim eski gülümsememi aramak için kaldım zaman girdabında .. Şimdi ise ağlıyorum o anki duygularla .. Nefret ediyorum diyorum ;
-insanlardan
-nefes almaktan
-düşünmekten
-duygularımdan ..
Tek hissettiğim n e f r e t ..
Bu acı o kadar kırdı ki ruhumu şimdi tek amacım hala biraz zamanım varken bulabilmek onu ..
Onu ..
M u t l u l u ğ u ..
Dilek Polat*
Sis.
Bu gece bizim gecemiz sevgilim.. Gökyüzü bembeyaz ve biraz duman siyahlıgi çarpıyor gözüme.. Elimde bir kitap ve bir bardak kahve var,kahvem sıcak .. Tıpkı eskiden seninle ben gibi biz gibi sıcacık bir kahve sevgilim.. Gözlerimi kapatıyorum ılık bir rüzgara karşı,sen geliyorsun aklıma ve gözlerimin içine baktığın o güzel gün .. Yanlış anlama sevgilim sana değildir bu sitemim sadece anılarımıza ..
Dilek Polat*
En kolay oyun; aşk
Bir sevgilin olur ya hani.. Ona armağan etmek istersin en güzel aşk şarkılarını veya en güzel çiçekleri .. gülleri sermek istersin yollarına .. Kimi zaman yapardın böyle süprizleri,çok severdin her zaman söylediğin gibi .. Peki ya zaman ? :) sıkılırsın sevgiliden.. biter aşkın,her gün olan özlemin biter .. Bir de hayallerin çakılır en olmadık zamanda ortaya çıkmak için aklına unuttum dersin , çok zaman geçti dersin .. Onunla geldiğin cafe de ki masa numarasını bile unutamamışsındır oysaki .. ve sonra aklına gelir birden ona söylediğin sözler,attığın mesajlar;
-günaydın hayatımın anlamı bugün 1. Senemiz bak hala sıkılmadın benden. Sensin yüreğimi sızlatan kalp ağrım,tek dileğim, hayalim,herşeyim.. Sen olmasan nefes bile almak zor gelir bana demişsindir ona.. peki şimdi? Onunla geldiğin parkta tek başına giyip paltonu çıkmışsın. sessiz ve sakin basamakta onu ilk öpüşün geldiğinde aklına hala titrer yüreğin .. Ancak ona söylediğin herşey yalandır sen bir yalancısındır.. Aşk oyunu derler buna sen ona sensiz nefes alamam dediğini hatırladığında içine çektiğin nefes dar gelir boğazına ...
dilek polat-
Aldat(ıl)mak..
Derin mevzulardan konuşalım birazcıkta sevgilim,her zaman aşk kokan kelimelerin boğuyor artık sevgimizi.. Yaptın ya hani sen,aldattın ya beni,ilk tepkin itirazdı çok iyi hatırlıyorum ama sen aksine seni seviyorum diyordun.
O halde beni seviyormuydun? Başka bedenlerde aldığın nefesin bende geri verilmesini neden istiyordun? Olmaz desem artık seninle .. Nedeni belliydi işte biz,artık seninle iki ayrı parçayız sevgilim,şimdi git demek geliyor içimden sana,ikinci parçam ise kal benimle diyor.
Unuturum aldat(ıl)mayı herşey ve herşey eskisi gibi.. Ama sen o ilk günkü baktığım gözlerdeki ışıltıyı tek bir nefeste söndürebildin.Neden yaptın sevgilim.. Ağlamak istemiyorum yaptıklarına,göz yaşı dökmek yakışmaz bana diyorum kendi kendime ve susuyorum.. Çünkü senin için giyindiğim kıyafetler ıslanır,makyajlar bozulur sevgilim.. Bak 'gene' seni düşünüyorum.. Anlasana vazgeçemiyorum. Bir kez anlaşsak zamanla,alsak geriye hiç birşey olmamış olsa? Sen gitmesen oraya,olmasan onunla.. Yada'yalanlar' söylemesen bana ..
Hani unutamıyorum dedim ya sana .. Bak ne geldi aklıma;
onun yanından geldiğin gün giyinmiştim senin için en güzel elbisemi,yapmıştım en özel makyajımı.. Evlilik yıl dönümümüzdü ilk yılımızdaki emeği aldık diyordum zararsız atlattık ilk birlikteliğimizin zamanlarını.. Şimdi herşey gerçek bir evlilik olacaktı ikinci yıl diyordum.. Ve sen geldin. Toplantıdan gelmiştin güyya ama farketmiyordun ters takılmış kravatını,kızarmış yanaklarını ve yorgun gözlerini.. Anlamamazlıktan geldim. Tokum demene rağmen oturtabilmiştim o sofraya seni,elinde küçük bir yüzük,yeni bir yer açmalısın buna diyordun ve ekliyordun sonuna sevgilimi ..
Güzel geçmeliydi o gün ben seviyordum seni elbet dönecektin bana,sıkıldığında onlardan..
Neredeydin diye sormuştum tekrardan,Nöbetteydim çıktı ağzından kesinleşti düşüncelerim..
Ve saat 12'ye geldiğinde seninle en güzel günlerimize diyorduk kadehe,bak en güzel günlerimiz di bunlar .. Sen onu korurken vurulmuştun ve işte sen bir mezarda ben ise senin yanı başında'yine' ..
@DilekPolat * 06Kasım2010 * 16:11
Bir Körün Gökkuşağı.
Onu gördüğümde hala ıslaktı gözleri,ağlıyordu cama yaslanmış yüzü ile en arkada yanlızlığı arıyordu belliki.. Ama dayanamamıştım yanının boş olduğunu farkettiğim an zamana karşı gelirmişcesine büyük adımlar atıyordum ona doğru.. Yanına oturduğumda göz bebekleri küçücüktü,dudağının kenarındaki gamzeler bana karşı ortaya çıkmıştı sanırım .. Hemen aceleci bir hareketle cebimdeki mendili çıkararak ona uzattım. Belliki böyle birşey bekliyordu bekliyordu .. ~
Ama ben o esnada aşık olmuştum ona o bana baktığında gülümseyen göslerine.. Tanışamazdım onunle çünkü biliyordumki ona uzattığım elim eline değdiğinde bırakamayacaktım ellerini .. O bebeksi yüzünü daha fazla görebilmek için yaptığım çaba sadece hızlı giden minübüsün duraklarına kalmıştı ..
O esnada-farkında olmadan-ona karşı bir kaç sözcük sarf etmiştim..
-Ben Arda,nasılsın?
Benim tuaf bir insan olduğumu düşünmesini istemiyordum .. O yüzden içimden o kadar kızdım ki kendime .. Anlatmak yetmez.. Ben böyle kendime yüklenirken onun tepkisi karşısında daha da sersemlemiştim..
-Ben Aslı,gördüğün gibiyim işte dedi..
Evet onu görüyordum ama pek iyi değildi.. hemde hiç iyi değildi.
-Ağlamak yakışmamış diyerek günü kurtarmayı amaçlıyordum ve sonradan
- Bir sonraki durakta ineceğim iyi birine benziyorsun anlatacaklarım inene kadar yetmez . Telefonumu vereyim diyebildim.
-0506XXXXXXXX
numarasını kaydettikten sonra ayağa kalktı ve tuaf olarak gördüğüm bir hareket sergilemişti.. Sendeledi birden ağlamaktan başı dönmüş olabilir diyebildim kendi kendime ve görüşürüz.. O kadar konuşmuştuk sadece 'aslı..' adı sadece kulaklarımda değil yüreğimde de çınlıyordu sanki..
Eve vardığımda beni rahatsız etmemelerini söyleyip rehberden aslıyı buldum ve aradım ..
Biraz soğuk bir tavır sergilercesine konuşmuştu.. Mesaj atma demişti sonunda da ama buluşacaktık.. güzel manzarası olan bir parkta. yarını dört gözle bekliyordum ve onu düşünerek uyudum ..
Sabah olduğunda yeniden doğmu gibiydim,buluşmak için pır pır atan yüreğim şimdi ise daha da heyecanlanmıştı.Hızlı adımlarla evden çıktım ve parkın bize yakın olduğunu farkedip yürümeye karar verdim. Hızlı adımlarımı gene sergiliyordum ve sonunda parka ulaştığımda onu farkettim. bana doğru bakıyordu el sallamıştım ve farketmemişti nedenini anlamadan yanına oturdum Arda? senmisin diyecek oldu ve o esnada yanındaki ince sopa gibi bir şeyi farkettim.
Aslı kördü ve ben onun güzelliğine hayran kalmıştım o ise sadece beni görünüşümden değil konuşmamdan anlayabilmişti..
Ona hayranlık duymaya başlamıştım şimdi de aramızda bilmediğimiz konuları konuşup bitirmiştik görüşmeyi.. Seni seviyorum diyişi ise bitirmişti herşeyi çünkü o beni görmeden sevmişti,'duygularıyla,hisleriyle' ben ise onu 'görünüşüyle' ..
Dilek Polat.
'Seni hiç bırakmayacağım' mı demiştin ? Ondan gidiyorsun değil mi ? ..
imi zaman terkedilmişlikle yan yana geliyorum,hatta karşı karşıyayız onunla,o aldatıyor ben görüyorum,o yanlış yapıyor duyuyorum ve sonunda o ' gidiyor ' ..
Kalıyorum öylece.. Ne gitme diyebiliyorum ne de git .. Parçalanıyor yüreğim,terkedilmişliğin bana bıraktığı tek şey 'unutmak' .. Anlaşılan unutmak yanına almamış bu kez alışmayı ... Onu unutabilsem bile yokluğuna nasıl alışacaktım ? O kadar şey paylaştık ki sevgili .. Kalbimin neredeyse tamamını kaplayan bu alışkanlığı nasıl geri çevirip kazıyacaktım dopdolu yerini?
Onun gidişinin ardından 6 ay geçti.. Hayatım nasıl mı ilerledi,anlatayım ;
İlk zamanlar ağrı kesicilerle beynimdeki patlamalardan kurtuluyordum.. Galip geliyordum onunla olan savaşıma.. Gün geçtikçe ağırlaşmaya meyilliydi ağrılar..
Belli bir süre sonra haplar çerez gibi gelmeye başladı.. Ağrıdan kavrulan bedenimin tüm yükü beynime yüklenmişti,sırayla yavaş yavaş .. Çerezlerden yakınmaya başladığımda onunla tanıştım ..
İçkiyle avutuyordum kendimi,arkadaşlarımla görüşmeyeli de 5 ay olmuştur neredeyse.. Yalnızdım işte hiç kimsenin olmayacağı-olmadığı kadar !
Okuldan atılmak için bi belge falan bekliyordum gelmiyordu işte bir türlü ! Bir ailem olsa onlara gönderirlerdi heralde ah! şu iyi babam.. Ona göndermişlerse de okuması işe yırtması bir olmuştur eminim..
Arkadaşlarımın -yani beni hiç yanlız bırakmayacaklar dediklerimin- Ayça,Ayça neden gelmiyorsun bizimle gibi cümleleri nakarat gibi gelmeye başlamıştı bana anlamıyordum onları,yada onlar beni .. Onsuzluğa değil ama 'yeni ben e' alışmıştım sanırım.. Benden daha hırçın ve bir o kadar da umursamaz olana .. ~
Çalan telefonlara cevap vermeden onları bayan robotuma yönlendiriyordum .. ahh canım telesekreterim sen olmasan çekilmezdi tüm konuşmalar ..
-Ayça seni çok özledim diyor önce platonik aşkım olan Kerem,
Daha sonra da can dostumun sesini duyuyorum kulaklarımda hemde bir sürü çağrıyla !
-Ayça neler oldu hepsini bir bir anlatmalıyım sana ! -Nerelerdesin mesajı alıncabeni ara .. -Seni çok özledim .... vs vs vs
Günler günleri kovaladıkça artıyor monotonluğum sabahları gevrekle besliyorum vucudumu , dinlendiriyordum sonraki saatlerde vücudumu biralarım yanlız bırakmıyordu beni tek 'arkadaşımlarım'.. Onlara nasıl teşekkür edecektim bilemiyorum ..
'Eski' sevgimi paylaştığım kişiyle 5. ayımızı 6. aya bağlayan gece telesekreterle buluşmuştum gene elimde biramla.. Dinletiyordu bana tüm olanları..Bayan robotum bana her zamanki bildiğim dost seslerini gene dinletmeye başlamıştı..
Aniden duraksadım fazla mı içmiştim,yanlışmı duyuyordum .. Bilindik bir 'dostun' sesi değildi bu .. Daha fazla bu konu hakkında konuşacak halim yoktu..
Güneş çoktan doğmuş ve dışarıdaki insanların içini ısıtıyordu.. Ben ise içimdeki fazlasıyla üşümüşlük halimle koltukta sızdığımı farkediyordum.. Kendi kendime altı üstü bir rüyaydı , ya da kabus diyorum olanlara ..
Emin olmak için çerezlerimi alıyorum ve her olacağa hazırmışım gibi bayan robotumla buluşuyorum.. Aynı kayıdı en az 5 kez dinlemişimdir.. Onun sesi o kadar Özlemiştimki onu,onsuzluğa alışsamda 'yada öyle görünmeye çalışsamda' ..
O anda içimdeki tüm hislerin bağlantıları kopmuştu sanki.. Hiç biri kalbime ya da beynime ulaşmıyordu.. Tutuklanmışlardı ona,ona olan özlemime ve ilk günkü gibi buram buram içime çektiğim aşkına..
Dediklerini farketmem ilk karşılaşmayı atlattıktan sonra oldu..
-Arkadaşların beni aradı,iyimisin? Eğer değilsen de ben geleyim yanına,ilk uçakla.. Dikkat et kendine . Ve çarpıyor telefon sanki suratıma ŞAK!
Dediklerini tam anlamıyla beynimin süzgeçinden geçirmek bir kaç dakikamı alıyor tabikide..
Ne bu halin Ayça ?
Bıraktı işte.
Gitti.
Onun yüzünden bu haldesin ..
'diyor içimdeki iyi melek.. ' yada bana 'iyi gibi geliyor olanlardan sonra ~'
Bu kez olmayacak diyorum,kendime bakıyorum aynada.. Toparlanıyorum.. Az da olsa ayılabiliyorum dünkü ağrıdan kurtuktan sonra ..
Telesekreterdeki kaydettiğim mesajını yeniden açıyorum.. Başka bir numara bu biliyorum,ona ulaşmamam içindi bunlar ..
Hızlı aramaya girip yeşil tuşa dokunuyorum..
Ve işte Onunla 6. ayımız kutlu olsun !!
Telefonu açtığında ;
-Nerelerdesin ayça! korkuttun beni ' diyor her zamanki-bir o kadarda özlediğim- sesiyle..
-Buradayım Cenk, bıraktığın gibiyim..
-Evet öyle olduğunu biliyorum,ama dikkat et kendine ..
Ona söyleyeceğim son şeyi iyi kararlaştırmıştım hazırlanırken..Çok zordu bu ..
-Sana değmeyecekti biliyordum aslında ama senin gibi birine harcadım zamanımı.. Aradığın için sağol sevgilim,bu 6. ayımız ayrı kaldığımız.. Nasıl dayandın? Bitti artık ! Ne sen ne de seninle ilgili şeyler,bulamayacak beni.. Bana verdiğin sözler varya sevgilim, 'seni hiç bırakmayacaktım demiştin' karıştırmışsın bıraktığın kişi benim,bırakamadığın değil .. ..
09Kasım2010-19:38 DilekPolat ~
Gün Doğarken..
Balkonda oturuyorum şimdi de .. Ne yüzüme vuran güneşi aldırıyor deli gönlüm ne de bozulmuş sinirlerimi.Tek düşündüğüm sensin be sevgili .. Yüreğimde köşe bucak oynadığın saklambaçtan vazgeç artık.Çık karşıma seni buldum diyebileyim tüm eski hatıralarıma ..Biraz daha süremeyecek bu oyun süren dolacak,yitireceğiz sevgimizi ve sonunda giderken sen ardından diyebileceğim tek şey'gitme sevgili'..
Dilek Polat*
Vazgeçe(bilmek)memek.
' Yanan her solukta içime çekiyorum seni,biraz daha soluklanmalıyım,senden kaçışım yok bunu farkettim .. Birlikte geçinelim o zaman ne sen bittiğinde öldür beni ne ben buruşturup atayım seni .. Kaç yıl geçti aradan,beni yanlız bırakmayan tek dostumsun belkide.. Yürüyecekmi bu birliktelik kim bilebilir ki ?
Bitti .. Seninle olan herşey..
Gün ışığını örtmeye çalışan perdelerim sabahın doğuşunu da engelleyememişti.. Yeni gün'e yeni bir doğuşla başlamaya çalışıyordum.. Tüm sinirlerimi seninle içime çektiğim tek nefesle atlatmaya çalışıyordum ya hani artık tertemiz bir hava darmaduman etti düşüncelerimi..Tek soru(sorun) nasıl yürüyecekti?
Seninle alev alev yanan sol üst köşem şimdi ise ne ile ısınacaktı ?
Yalnızlığımı atlatabildiğim tek dostumdun belkide .. Göz yaşlarımı dindirebilen omzunu arayacağım çoğu zaman.Dudaklarımdaki boşluğun her geçen gün biraz daha belli edebilecek kendini .. '
Yazdığı satırları okuduğumda gözlerim doluvermişti.. Onun bu denlice bağımlı olduğu duman bulutunun ardındaki sevgimi bir türlü farkedememişti.. Şimdi ise o yoktu. Onu bu kadar bağımlı yapan neydi bu sigaraya ? Tek dostum demişti peki ya ben ? Son anda farkettiğim durumum hiç iç açıcı değildi ki ~ Bırakmıştı işte artrık benim sevgimle ısınacaktı 'sol üst köşesi' ..
Kimi zaman bende hissediyordum yanlızlığımı iliklerime kadar .. Tek kaçışım yastığıma bastırdığım gözyaşlarım.. Her ne kadar dinmek bilmeselerde,ısrarla göndermeye çalışırdım onları .. 'Hayat kısaydı' ve gülümsemek kimi zaman çalıyordu kapımı .. Açmak bilmediğim ve duymamazlıktan geldiğim çalan kapılarımı birlikte açabilmek için seni bekliyordum belki de.. tek kötü alışkanlık sende değildi sevgilim, benimde düşüncelerim yakıyordu benliğimi.. Bitirmek istediğim hayatım ve son kez yapacağım diyebildiğim bir çok şey vardı zihnimde ..
Şimdi ise birlikteyiz' .. Parça parça yaşadığım hayatımın birleşiyordu parçaları yavaş yavaş .. Ve sen değişiyordun zamanla,o eski hayatını ve ana kahramanını silebilmek ! Benim için .. Ne denli büyük bir hediyeydi bana ..
eylül'ün getirisi. çocuklarda yaşama sevincini iliklerine kadar hissedebilen, sahafları huzur bilen, azeri kızı.
Ankara Üniversitesi-Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi- Fars Dili ve Edebiyatı öğrencisi.