Gitmeliyim küçük adam.(Henüz erken değil mi?) -
Gitmeliyim küçük adam, bu evren çok büyük benim için .
Olası bir depremde paramparça olur kalbim,
Gözlerim yaşlarla dolar..
Ya zihnim?
İşte ona ben bile hakim olamam..
İşte bu yüzden gitmeliyim..
Gitmem gerek küçük adam, zaman doluyor.
Gözyaşlarıma hakim olmadan,
Henüz ıslakken kirpiklerim gitmeliyim, yerine yenileri dolmadan..
Son bir kaç zaman dilimi kaldı, bitmesine..
Gitmeme..
Belki aylar geçecek üstümden, kaç takvim yaprakları yırtılacak gittiğim günün ertesinden..
Gitme vakti yaklaşıyor küçük adam.
Kendine iyi bakmalısın, henüz incinmiş bir ruh beni mutlu edemez senden uzakta..
İyi olduğunu görmek isterim uzaktan,
Kahkahalarını işitmek ister ya kulaklarım..
İşte o zaman hıçkırıklarnı duyarsam gittiğime pişman olurum küçük adam.
Anlıyor musun beni?
Ding dong.
Pardon gitmeliyim, gitme vaktim geldi.
O kırmızı çiçekleri soldurma, bir de her güne gülümse küçük adam gülümse..
-Gitti.
Henüz erken değil miydi?
Ardında paramparçayım işte.
Dediklerini yapamam evet, ama belki de peşinden gelmeliyim..
Bende gitmeliyim seninle, ardınsıra dolu dizgin koşarak..
Gözlerim yaşlarla dolsa da yanında gülümserim belkide..
Şimdi mermerini temizlemeliyim, çok fazla güneş var mezarının üstüne vuruyor öylece..
Sen sıcağı sevmezsin zaten hep kış olsun isterim derdin.
Bembeyaz olsun her taraf..
Sen gittin ya?
İşte o anda bembeyaz oldu her taraf..
Bir meleğin öldüğünde bıraktığı ışıltılar gibi ..
Gittim küçük adam, yüzünde ki son gülümseme ile gittim..
Seni mutlu ettim son bir kez olsada gülümsedin küçük adam..
Gülümsedin, hep gülümse..
Ben gittim..
Dilek Polat-



0 yorum:
Yorum Gönder