19 Mayıs 2011 Perşembe

Bugün günlerden 'bayram' ..

Koşmaktan yorulan ayaklarımı dinlendirebilmek için bir ara sokağa dalmıştım..
Başımdan süzülen terler 'emek' değildi evet,biliyordum .. Fakat yaşam mücadelem benim böyle ilerliyordu..
Biraz soluklandıktan sonra kendimi toplarladım ve biraz önce cüzdanını çaldığım teyzenin paraları ile güzel bir ziyafet çektim.. Elimdeki bütün paraları göstermemin görevlilerin dikkatini çekeceğini düşündüğüm için en düşük miktarı cebimden çıkarmıştım..
Uzaktan bakıldığında 7 yaşında küçük bir çocuktum.. Fakat 'yedi' yaşına gelene kadar 'hayat' denilen şeyin bir oyuncaktan ibaret olmadığını farkettim. Ne biz birer kuklaydık bu hayat denilen sahnede,ne de onlar oyuncuydu bizim sahnemizde..
Karnım iyice dolmuştu..
Gözlerimden akmasını istemediğim damlaları restorantın çıkışına kadar saklayabilmiştim.Daha sonra da koştum .. koştum .. koştum ..
Karşıma çıkan ilk mervine oturup önce dengemi sağladım sonra da her fırsatta yaptığım gibi gene hayatımı değerlendirdim..

Çok kötüydüm.Ne babam,annem ne de bir kardeşim vardı yanımda. Ne her gün sıcak yemeğimi yediğim bir yuvam ne de yorganıma sımsıkı sarılıp uyuyabileceğim bir odam vardı şu gezegende. Büyümüştüm evet.. Ama zihnen büyümüştüm.Ufacık tefecik görünen vücudumun ardında kötü bir 'ben' vardı aslında .. Kendime göre zor zamanlarımda insanların emeğini kaçırıp yemek olarak sömüren bir ben vardı ardımda ..
Bir kaç gün sonra bayram'mış. Öyle diyordu sokaktaki diğer çocuklar.. Misketlerini alıp oynadıkları sokakların benim yuvam olduğunu asla anlamayacaklar diyordum kendime .. Onlar için hayat 'oyun'dan ibaretti her zaman..
Peki ya ben ?
Ellerini öpebileceğim birini tanımıyordum .. Ne harçlık alabileceğim ne de şeker alabileceğim biri(birileri) ..

...

Bayram dedikleri gün geldi çattı. Kartonlarla üzerimi örttüğüm manevi yorganımdan gülücük sesleri ile uyandım.. Sokaklarda birsürü insan var .. Birbirlerinin hem bayramını kutluyorlar hemde etraflarına mutluluk dağıtıyorlar.. Giyindikleri elbiseleri hakkında yorum bile yapmıyorum,hepsi jilet gibilerdi ..

Büyüklerin elleri öpülüyormuş ya hani.. Benim büyüklerimi bulmam ise fazla uzun sürmemişti.. Her gün pırıl pırıl yaptığım mermerleri gene kirlenmişti. önce bir dua edip daha sonra yıkadım mermerlerini.. Biri annem diğeri ise babam'dı. Tertemiz ettiğim mermerlerini iyice kurularken güneşle yarışıyordum sanki..

-Annecim,Babacım.. Bayram diyorlar bu güne. Herkes mutlu herkes heyecanlı bu günde.. Çoğusu ise sabırsız toplayacağı şekerler için.Ben ise buruğum herzaman ki gibi. Şimdi olsaydınız yanımda,giydirirdiniz en güzel bayramlığımı,güne erken başlardım bende ..

Ziyaretim bittiğinde çaldığım ilk kapı olmaktan korktuğum yerdi. Üvey babam ve üvey annemin evi..

-Hoşgeldin evimize bayram hediyesi '  oluyor ilk tepkileri.. Nerelerdeydin,nasılsın,neden gittin oğlum? diye devam ediyor cümleleri..

Sokak çocuğuyum ben aslında .. Ne biter derdim tasam ne de heyecanım bu hayatta. Sadece gerçekleri istiyordum nefes aldığım süre yaşamımda.

                 'Gerçek mutluluk','Gerçek aile' ve 'Gerçek bir yuva' ..


Bayramlarda küsler barışırmış ya hani,bir günlük barışsam mı hayatla ?






DİLEK POLAT ~



Related Articles

0 yorum: