19 Mayıs 2011 Perşembe

Bir Körün Gökkuşağı.

Onu gördüğümde hala ıslaktı gözleri,ağlıyordu cama yaslanmış yüzü ile  en arkada yanlızlığı arıyordu belliki.. Ama dayanamamıştım yanının boş olduğunu farkettiğim an zamana karşı gelirmişcesine büyük  adımlar atıyordum ona doğru.. Yanına oturduğumda göz bebekleri küçücüktü,dudağının kenarındaki gamzeler bana karşı ortaya çıkmıştı sanırım .. Hemen aceleci bir hareketle cebimdeki mendili çıkararak ona uzattım. Belliki böyle birşey bekliyordu bekliyordu .. ~
Ama ben o esnada aşık olmuştum ona o bana baktığında gülümseyen göslerine..  Tanışamazdım onunle çünkü biliyordumki ona uzattığım elim eline değdiğinde bırakamayacaktım ellerini .. O bebeksi yüzünü daha fazla görebilmek için  yaptığım çaba sadece hızlı giden minübüsün duraklarına kalmıştı ..
O esnada-farkında olmadan-ona karşı bir kaç sözcük sarf etmiştim..
-Ben Arda,nasılsın?
Benim tuaf bir insan olduğumu düşünmesini istemiyordum .. O yüzden içimden o kadar kızdım ki kendime .. Anlatmak yetmez.. Ben böyle kendime yüklenirken onun tepkisi karşısında daha da sersemlemiştim..
-Ben Aslı,gördüğün gibiyim işte dedi..
Evet onu görüyordum ama pek iyi değildi.. hemde hiç iyi değildi.
-Ağlamak yakışmamış diyerek günü kurtarmayı amaçlıyordum ve sonradan
- Bir sonraki durakta ineceğim iyi birine benziyorsun anlatacaklarım inene kadar yetmez . Telefonumu vereyim diyebildim.
-0506XXXXXXXX
numarasını kaydettikten sonra ayağa kalktı ve tuaf olarak gördüğüm bir hareket sergilemişti.. Sendeledi birden ağlamaktan başı dönmüş olabilir diyebildim kendi kendime ve görüşürüz.. O kadar konuşmuştuk sadece 'aslı..' adı sadece kulaklarımda değil yüreğimde de çınlıyordu sanki..
Eve vardığımda beni rahatsız etmemelerini söyleyip rehberden aslıyı buldum ve aradım ..
Biraz soğuk bir tavır sergilercesine konuşmuştu.. Mesaj atma demişti sonunda da ama buluşacaktık.. güzel manzarası olan bir parkta. yarını dört gözle bekliyordum ve onu düşünerek uyudum ..
Sabah olduğunda yeniden doğmu gibiydim,buluşmak için pır pır atan yüreğim şimdi ise daha da heyecanlanmıştı.Hızlı adımlarla evden çıktım ve parkın bize yakın olduğunu farkedip yürümeye karar verdim. Hızlı adımlarımı gene sergiliyordum ve sonunda parka ulaştığımda onu farkettim. bana doğru bakıyordu el sallamıştım ve farketmemişti nedenini anlamadan yanına oturdum Arda? senmisin diyecek oldu ve o esnada yanındaki ince sopa gibi bir şeyi farkettim.
Aslı kördü ve ben onun güzelliğine hayran kalmıştım o ise sadece beni görünüşümden değil konuşmamdan anlayabilmişti..
Ona hayranlık duymaya başlamıştım şimdi de aramızda bilmediğimiz konuları konuşup bitirmiştik görüşmeyi.. Seni seviyorum diyişi ise bitirmişti herşeyi çünkü o beni görmeden sevmişti,'duygularıyla,hisleriyle' ben ise onu 'görünüşüyle' ..

Dilek Polat.


Related Articles

0 yorum: